İnsanlar ve Maskeler / Dr.Halis ÖZGÜ -1-

2008-03-24 10:32:00

İnsan olmak, kendisinin ve başkalarının karşısına beğenmediği varlığıyla çıkmağa, kendisinin ve başkalarının karşısında beğenmediği yanlarıyla kaybolmaya çalışmak demektir. *** İnsan, her yerde kendisini arayan ve bulduğu kendisi karşısında bir yadırgama, yabancılık duygusunu duyan bir varlıktır. *** Kendimizi kendimize ve başkalarına olduğumuz gibi gösteremeyiz, tanıtamayız. *** Hepimiz maskeden, maskeli kimselerden nefret ederiz. Kendimizle, gerçek yüzümüzle karşılaştığımıza inanırız. Başkalarının karşısına da gerçek yüzümüzle çıktığımızı düşünürüz. *** Kendi yabancılığını duymadan kendisine yaklaşamaz. Kendisini biraz inkâr etmeden kendisinin olamaz. Kendisini saklamadan kendisinin ve başkalarının karşısına çıkamaz. Yok olduğu yerde kendisini aramadan varlığına kolay kolay inanamaz. *** Hiç birimiz biraz önceki kendimiz olamayız. Hiçbirimiz, kendimizin ve başkalarının karşısına her zamanki bir kendimiz olarak çıkamayız. Dün bugünü hazırlar. *** Derinliğine psikoloji, psikianaliz anlamında dostluk, bir kimsenin kendisinde isteyerek bir başkasını aramasıdır. Bir başkasının kendisiyle bir arada bulunmasına razı göstermesidir. Kendisiyle beraber bir başkasını sevmeğe katlanmasıdır. *** Dostlarının kusurlarını saklıyanlar, görmemezliğe gelenler, kendilerini sevdirmeğe uğraşanlar arasından seçenler kusurlarının acı sonuçları karşısında en çok onların sevindiklerini görürler ve hayretler içinde kalırlar. *** Sırf bizim için başkalarını kötülüyenler, sırf başkaları için de bizi kötülüyebilirler. *** Maskeler ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansınlar, ne kadar iyi uydurulmağa çalışılırsa çalışılsın sakladıkları, gizledikleri şeylerin görünmelerini her zaman ve her yerde tam olarak önleyemezler. *** Maske, bir gerçeği bir süre gizleyebilir; fakat yok edemez. *** Bir insan herkes için aynı bir insan değildir. Herkes için ayrı bir insandır.   İnsanlar ve Maskeler Dr.Halis ÖZGÜ ... Devamı

21/3 Dünya Şiir Günü

2008-03-21 14:14:00

Mavi, maviydi gökyüzüBulutlar beyaz, beyazdıBoşluğu ve üzüntüsüİçinde ne garip yazdı...Garip, güzel, sonra mahzunIşıkla yağmur beraber,Bir türkü ki gamlı, uzun,Ve sen gülünce açan güller,Beyaz, beyazdı bulutlar,Gölgeler buğulu, derin;Ah o hiç dinmeyen rüzgârVe uykusu çiçeklerin.Mor aydınlıkta bir çınarVeya kestane dibinde;Mahmur süzülen bakışlarİkindi saatlerinde...Birden gülümseyen yüzünSabahların aynasındaVe beni çıldırtan hüzünİki bakış arasında. AHMET HAMDİ TANPINAR Devamı

Fısıltı ile ..

2008-03-17 11:37:00

Ağır aksak yürüdüğüm kaldırımların arasında sıkışıp kalmış gibi gölgesi, sevdanın. Ait olduğu yerden kopmuş, ayrı bir kimliğe bürünmüş, Ve sen’le dolu.  *** Bazen yitik bir mevsimin ardından düşer sızısı içime, hatırlarım… Gittikçe uzaklaşırım gölgesinden, Benden, senden. *** Belki de,    bir gün giderim, habersiz.. Bıraktığım kalır ardımda, Bırakmadığım  / bırakamadığım Saklanır içimde. *** Susarım sana. Konuşmam susarım… Susarım sana. Yüreğim kupkuru… Bir yağmur ol, damla damla ak gönlüme demek belki en güzeli sözlerimin. Ama ıslanır sokakta kalmış gölgesi, sevdanın. Sırılsıklam… Tenhasında sokakların, üşür bilirim. *** O zaman hangi günün içinde ki saklı anıyı hatırlamalıyım ? Hangi okunmamış kitabın sayfalarını  açmalıyım ? Hangi şiir ? Hangi şarkı ? Hangi renk? Bilsen ki hepsi….. *** Bir an aklına gelen,     öylesine kendiliğinden gözlerinin önünde  beliren bir görüntü gibi … En iyisi….        unut gitsin…   Gitsin senden uzaklara, El olsun adı….   vv. (Mart 2008)  ... Devamı

..

2008-03-13 10:54:00

  “İnsanların kim oldukları sadece adlarından mı anlaşılır sanıyorsun? Bakışlarından, yürüyüşünden, görüntüsünden, kullandıkları ses tonundan tanırsın onları.” Semerkant  AMİN MAALOUF   Küçük Not benden : Yada asla tanıyamadığımız...   Devamı

Soru..cevabı beklenmeyen

2008-03-11 14:50:00

  Yakamda taşıdığım solmuş bir gül olamazsın, Bu goncaya dönmüş halinle… Açmanı beklerken neşeyle, Ansızın gelen / beklenmeyen    Solma düşüncesi de ne ince yapraklarında? Sunmadan güzelliği, Gitme düşüncesi de ne? vv (Şubat 08) Devamı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü :)

2008-03-07 15:42:00

  ÇİÇEK SENFONİSİ Çiçeklerin akşamlarını Akşamların çiçekleri Aydınlatır.. Çiçeklerin adlarını Birbirlerine benzemezlikleri Adlandırır. Biri alır bir güneşi Öbürüne yıldız sunar, Biri öbürünü yağmurlandırır. Bir başkası bir güzelliği Akıl almaz çalımıyla Karanlıklandırır. Bir düğünü aklandırır biri, Biri bir yalanı silerken Biri bir ölümü anılandırır. Biri bekler sabahları, Biri gündüz diye çıldırır Bir başkası aydınlığı akşamlandırır. Biri bağlar-bahçeler içinde nazlı, Biri kendi kendini doğurur bayırlarda, Biri kayalıkları ayaklandırır. Pencereden bakar biri, Biri el sürdürmez kimseye, Biri kendini ağaçlandırır. Tırmanır biri el ermez dikliklere. Biri yerlere yaslar yüzünü Topraklandırır. Biri ordusunu yayar birdenbire Tarlalara, öbek öbek, Kanlandırır. Biri şarkılarla gözleri besler, Yeşillikleri ve sevgilileri Umudlandırır. Çiçekler hep bekler gibidir, Oysa hiç beklemezler; Biri arılandırır, biri kuşlandırır. Biri rüzgârlandırır gönülleri, Biri kızdırır soğumuş külleri.. Biri de kendini kucaklandırır. Biri tek başına yürür yazgısında, Biri sepetlerde demet demet Ününü kaldırımlandırır. Biri vazolandırır kendini salonlarda, Biri kurur bir kitabın içinde, Biri de kafes arkasında saksılandırır. Çiçekler bir şölen yaşamda, Renklerin en büyük orkestrası.. Dursuz-duraksız çalar her insanda Sevinci, aldanıyı, ölümü ve yası.   Özdemir Asaf   Not: Resim Osman Hamdi Bey'den "çiçek düzenleyen kadın"  ... Devamı

Yaşama Anlam Ve Boyut Katan İki Şeyin Önemi

2008-03-06 15:55:00

İki şey "Kalitesiz İnsan" ın özelliğidir :1- Şikayetçilik2- Dedikodu  İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer :1- Bakış açısını değiştirmek2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek  İki şey yanlış yapmanı engeller :1 - Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek2- Hak yememekİki şey kişiyi gözden düşürür :1- Demagoji (Laf kalabalığı)2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek) İki şey insanı "Nitelikli İnsan" yapar :1- İradeye Hakim Olmak2- Uyumlu Olmak  İki şey "Ekstra Değer" katar :1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek  İki şey geri bırakır :1- Kararsızlık2- Cesaretsizlik   İki şey kaşif yapar :  1- Nitelikli çevre2- Biraz delilik İki şey ömür boyu boşa kürek  çekmeni engeller :1- Baskın yeteneği bulmak2- Sevdiğin işi yapmak İki şey başarının sırrıdır :1- Ustalardan ustalığı öğrenmek2- Kendini güncellemek  İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır :1- Niyetin saf olması2- Ruhsal farkındalık İki şey milyonlarca insandan ayırır :1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak2- Hayata ve herşeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek İki şey gelişmeyi engeller :1- Aşırılık (mübağala, abartı, ifrat, tefrit)2- Felakete odaklanmış olmak İki şey çözüm getirir :1- Tebessüm (gülümseme)2- Sükut (susmak)   Not: Mailime gönderen müsürüme (eski müdürüm) saygılarımla..Hoşuma gitti, bloguma da eklemek istedim. ... Devamı

Sen'le Söyleşi / 4

2008-03-05 15:08:00

  Sen’le söyleşi / 4   Hafif ılık - tatlı esen bir bahar günüydü, Gözlerini gözlerime, Ellerini ellerime, Sözlerini,    hep içime işlediğim… --- Şimdi…. Şimdi, sana varmayan saatlerdeyim. Sitem var seslenen sözlerimde, Gittikçe benden uzaklaşan, Benim olmayan… --- Kapının dışında sen, içinde hep bırakıp gidebilen ben ? --- Oysa, çekmecenin içinde sakınarak katlanıp, Unutulmuş bir mektup gibi anılar.. Okundukça, içimi ısıtan. --- “Derin bir kuyudan su çekercesine, Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.”   Unutamadığım değil, Unutmadığımsın…     vv. 05/03/2008   Not: Tırnak içindeki küçük alıntı Ümit Yaşar OĞUZCAN’ın bir şiirinden..  ... Devamı

Şibumi - TREVANIAN

2008-03-04 16:23:00

“Şibumi mi efendim?” Nicholai bu kelimeyi biliyordu ama, yalnızca bahçelerin düzenlemesine, mimariye ilişkin anlamıyla biliyordu. Azımsanan alçak gönüllü güzellik anlamıyla. “Bu kelimeyi hangi anlamda kullanıyorsunuz efendim?” “Herhalde belirsiz bir anlamda, üstelik yanlış olarak kullanıyorum. Ya da bana öyle geliyor. Anlatılmayacak bir niteliği tarif etme çabası. Bildiğin gibi Şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün. O kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir seslik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllük demek. Sanatta Şibumi zarif bir basitliği ifade eder. Buna sabi denir. Felsefedeyse kendini wabi olarak gösterir. Büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir. Bir insanın kişiliğindeyse..nasıl söylemeli..Hakimiyet peşinde olmayan otorite mi? Onun gibi bir şey.” ** “Öğütler ancak öğüt verene yararlıdır. O da, vicdanındaki yükü hafiflettiği için. Sen de eninde sonunda kaderinde yazılı olanları ve yetiştirilişinin seni süreklediği hareketleri yapacaksın. Öğütlerimin senin hayatın üzerinde yaratacağı etki, suya düşen kiraz çiçeğinin nehrin akışı üzerinde yaptığı etkiden fazla olmayacak. “ ** Senin orta düzeydeki kimselere karşı duyduğun aşağılayıcı nefret, onlardaki geniş, kapsamlı kuvveti görmene engel oluyor. Sen kendi parlaklığının orta yerinde dururken, gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun. Oralarda kalabalıkların, beyinsiz insan kalabalığının ne tehlikeler hazırladığını görecek şekilde gözlerini ayarlıyamıyorsun. Ben sana bunları söylerken bile, sevgili öğrencim, sen kendinden yeteneksiz kişilerin, sayıları ne kadar çok olursa olsun, seni yenebileceklerine inanmakta güçlük çekiyorsun. Oysa biz artık ort... Devamı

Damla..

2008-08-07 10:43:00

 Minik, beyaz kar taneleri gibiÖzgür uçuşuyor hava daHislerim..---Ufak dokunuşlarıyla…Düştükçe ait oldukları yere,Eriyip yok oluyorlar,Sessizce..--Yüreğine değen,Süzülen parmaklarının arasından,Kar tanelerinden/hislerimden arta kalan,Su damlalarıdır…Belki soğuk acıtan,             ama berrak her zaman…vv. 29/02/2008 ... Devamı