Çocuktum..

2008-07-10 08:47:00

Çocuktum.. Okuldan dönerken pencerede onu bekleyen. Sokaklarında dolaşarak, rastgelmek için, fırsatlar yaratan. Hiç yakartop oynamadık birlikte, saklambaç yada. Ama neydi adı bilmem karşılıklı dizilirdik kızlar-erkekler. Eş seçilirdi. Hep beni seçerdi, içim titrerdi..Mektuplar yazardık birbirimize, içeriğini hatırlıyamadığım. Bir beyaz zarfın içinden çıkmıştı ortaokul’a başlarken çektirdiği ilk fotoğrafı. Bakarken ben, gülümsüyor muydu ne J Çocuktum..Hatıra – anket defterleri vardı o zamanlar. Beğendiğine vermek önemliydi, yazdıklarının ne olacağını düşünmek. Ayırdığım sayfa, okurken ki heyecan..var mıydı o an başka bir güzellik ? Ve bir mektuptu “bugüne kadar mektup arkadaşlığı şeklinde süren vs.vs. sen beni, ben seni kısaca birbirimizi seviyoruz” diye biten. Ama o satırlar ki, yine de hatırlanan…kime yazdırmıştı acaba?Çocuktum..Adını duyunca, yanımdan geçince utanan/kızaran. Saniyelik göz teması için kalbi heyecanla çarpan. Sesini bilmeden, sözünü bilmeden, eline hiç dokunmadan..seven. Yine de özenerek yazdığı mektuplarının sokakta bulunup başkalarının okuduğunu, bir başkası ile platonik değil, yaşanan bir arkadaşlığı olduğu gerçeğini sonraları öğrenen.Çocuktum..Bir lise binasının girişi önünde lacivet ceket içinde büyümeye çalışan gözlerle baksa da etrafına…En yakın arkadaşının sözlerini yine içinde o çocuksu telaşla dinleyen. Ve “evet” diyen…Niçin ? Nasıl? O neden sormuyor, neden konuşmak için gelen sensin diye hiç düşünmeyen, sormayan..Çocuktum..Bir okul telaşı öncesi. Oyalanmak için kız arkadaşları ile kol kola, kıkırdaşarak gezinirken, yanında bir başka kızla onu gören. Ama... Devamı

(başlık bulamadım) :)

2008-07-08 17:13:00

Bedenin içinde saklı, Bir minik kuş ruh.Bazen bir melodinin arkasına takılır,           kanatlanır uçar gider..Döner, döner dururDizelerinde bir şarkının,                    bir şiirinVe dizlerinde sevginin…  Bazen eller dua için açılırken başlar çırpınışları.“Amin” derken dudaklar, biter cefası.Sessizce, Huzur dolu bir damla yaş olur akar,                                                durulur.Ve bir nehir olup aktıkça,Bir şiirde söz olur. vv.Haziran 2008... Devamı

..

2008-07-07 16:33:00

Ne dediğin hatırlanmaz ki bazen,Nasıl dediğindir kalan!Tavırdır,Üslüptur.Karşındakine duyurduklarının ; altını kalın bir kalemle çizen.vv. haziran/08 Devamı

Döndüm..Hem tatilden, hem blogspot tan :)

2008-07-07 10:06:00

Bana bakarken öyle tatlı gülümsüyorsun ki mutlu olduğuna inanmamam imkânsız! Lakin başını çevirip ileriye baktığında derin bir suçluluk duygusunun yol açtığı acının izleri yerleşiyor sanki yüzüne. Hangisi doğruyu anlatıyor? Aldatıcı olan hangi bakış? Ama bilirim, genellikle daha ilk sınamada yenilir gülümsemeler! Haşmet BABAOĞLU Devamı

Taşındım :)

2008-06-23 11:48:00

www.vili-gulumse.blogspot.comYeni adresim.Blogcu'daki sorunlara daha fazla dayanamadım :) Devamı

İzin Verme

2008-06-16 10:23:00

İzin verme..   Isıtan bir güneş bekliyor seni dışarıda, tüm gölgelerin ardında. Ve çiçeklenmiş ağaçlar, kokularını sana sunuyorlar.                                        renklerini sana. Umutlarına sarınarsan,   Kaybolup gidecek korkuların.   İzin verme..   Kimsenin,    H i ç  kimsenin, Kendini kötü hissettirmesine,   Kötüye sevketmesine,               İzin verme. vv.Haziran 2008  ... Devamı

O..Çocukları

2008-06-14 09:25:00

  O…Çocukları  Genel konusu her yerde yazdığı için, tekrar etmiyeyim J En başından, filmin sonuna kadar tek takıldığım nokta; polisin bu kişileri neden bu kadar aradığının açıklanmamış olması idi. Yada ben anlamadımJ Oyuncu kadrosu müthişti. Demet AKBAĞ’ı beğendiğim kadar, pısırık-utangaç Altan ERKEKLİ’de çok dikkat çekici idi. Argo, küfür bolca vardı evet ama tam yerinde idi J Güldüğüm, ağladığım, ağlarken güldüğüm..duygulara hitap eden bir filmdi. Seyretmek şart J   http://www.ococuklarifilm.com/ http://beyazperde.mynet.com/film/3964  ... Devamı

Kitap

2008-06-13 10:43:00

  Bir Aşk Sayfası  / Emile ZOLA   Paris’te genç bir anne ve kızı.  Küçük kızın ağır hastalığı ile başlıyor kitap. Annenin yaşadığı korku, yardım bulmak için çırpınışı. Ve o hastalık nedeni ile tanıştığı doktoru sevmekle-sevmemek arasında karasız kalan duyguları.. Evlerinin penceresinden gözüken Paris’in tasvirleri, uzun anlatımlar. Bazen zevkli, bazen takibimi zorlaştıracak kadar sıkıcıydı itiraf ediyorum J Kitabın sayfalarında ilerledikçe; doktorla-annenin sevgisi ve küçük kızın kıskançlıklarının dozu da artıyor. Bitişi düşündüğüm gibi değildi..yada olmasını dilediğim gibi J Bir tavsiye J anne olan duygusal bayanlar, ağlamak için bahane arayanlar kesinlikle okumasın. http://www.pandora.com.tr/urun.asp?id=126497  ... Devamı

Sadece Esinti..

2008-06-12 09:03:00

  Camdan ılık bir esinti vurdu yüzlerine, Yaktı geçti usulca.   Yaşanmadık anların,   Kalmayacak izlerin,    Yokluğu gibi..   Erkek dedi ki.. : Gülümse..                           Gül / üm / sen..                            Gülümse..   Yüzünde kırık dökük anlam olmayayım.   Kadın dedi ki : Bitsin acı sözlerim. Ki  yüreğinde bir anlam olayım..                         Erkek dedi ki : Hoş / ça / kal..bir temenni bu. Kadın dedi ki : Hoşçakal..bir veda bu.   Camdan ılık bir esinti vurdu yüzlerine, Yaktı geçti,       Esti geçti…   vv. 11/06/2008... Devamı

Aydınlık Neyin Oluyor Senin ?

2008-06-11 14:52:00

  (Fotoğrafı Velena'nın blogun da gördüm..Gün içinde bir kaç kez gidip, seyrettim. Yetmedi. Çaldım )   AYDINLIK NEYİN OLUYOR SENİN? aydınlık neyin oluyor senin gökyüzü akraban filan mı beni bulur bulmaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı yüzünde yalazını gezdirdiğin saçlarından tutuşmuş orman mı akla ziyan bir şey elektriğin ayışığı mavisi dudaklarından mı o ışık zenginliği mi giyindiğin uzay tozları mı yıldızlardan mı elime dokunduğu an elin güneşler açıyorum sahi ondan mı aydınlık neyin oluyor senin ATTİLA İLHAN       Devamı