Cuma ve Yağmurun Hatırlattıkları

2007-07-06 10:10:00

 

Serin ve yağışlı bir cuma sabahı...

Hiç şikayetim yok bu ansızın yağan yağmurdan (kimsenin de yoktur sanırım)

 

Eski bir dostun mektuplarını okuyorum bir kaç gündür.  Mel gelince sevinicek biliyorum bulduğum için.  Sedat'ın babacın mektupları...Hep öyle bitirmiş sonunu..Sevdiceğim, gülçiçeğim, cankız canımkız, öpmelere koklamalara doyamadığım kız diye başlayıp...babacın..hep senin, hep seninle...diye bitirmiş.

 

Nasıl sarılmışım, sarmalanmışım da kıymetini anlamış mıyım bilmiyorum..17-18 yaşının dalgaları ile ne yazmışım diye meraklanmadım değil. Hep bilgiler aktarmış bana, dört duvar arasında kalmış olmanın verdiği hislerle ve bir düşünce suçlusunun susturulması mümkün olamayacağı gibi düşüncelerini aktarışı sürekli...

 

Aslında ayrı sadece ona has bir yazıyı başka bir gün paylaşmak istiyordum ama...

Yağmur yağınca...

Yağmur yağdığında, sokağa çıkıp ıslanmak ıslanmak gibi bir hayali olduğu gelince aklıma...bende susamadım sanırım :)

 

Öylesi bir haftaydı geçen aslında...

Akşam evde okunan mektuplar, aklına estikçe gönderdiği küçük küçük notları, bayramda gönderilen çikolataya sarılan bir peçete, kolanya dökülmüş başka bir peçete...Hepsi 89-90-91 yıllarına ait.

 

Eeee bir de tüm blog komşularım tatildeydi. Bütün bir hafta buraya taşınmakla meşguldum, yoruldum sanırım

 

Mel ve Banu izinliydi, içimi dökeceğim, güleceğim, hatta bolca içini karartacağım kimseler de yoktu...Evet itiraf ediyorum özledim

 

Bu sabahsa..

İçte bir sevinç, yüzde güzel bir gülümseme...Sönmesin.

62
0
0
Yorum Yaz