DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Transitional//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-transitional.dtd"> GÜLÜMSE



Dilek BURAK “GüneÅŸ Öteki Yüzünde Dünyanın"

SevdiÄŸim, kendime yakın bulmam nedeni ile.."Kitaplardan Kısa Notlar" olarak yayınladığım bir bölümde idi ÅŸiirler. DiÄŸer baÅŸka yazarlara ait kitaplardan kısa notlarla beraber.

Net'te arama yaptığımda, pek çok yerden okuyabileceÄŸim ÅŸiirlerinizden farkı yoktu.

Ve..

"yayınlanmasını istemiyorum, lütfen kaldırabilir misiniz" deseydiniz de, silinirdi o yazılar. Yine de saygı ve sevgi ile..

Vildan.

14.11.2008 | Kategori: Kitaplardan kisa notlar | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Blogspot’ı kapatmak ifade özgürlüğüne saldırıdır!


Dünyanın önde gelen blog sitelerinden ve ülkemizde de pek çok kullanıcı tarafından kullanılan Blogspot'a, T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereÄŸi eriÅŸim engellenmiÅŸtir.
(www.blogspot.com ve www.blogger.com)


Artık Blogspot üzerindeki bloglarımızda ne yazı eklemek ne de yazılmış yazıları okumak mümkün deÄŸildir.

Pek çok insanın sansürsüzce düÅŸüncelerini ifade ettiÄŸi bu paylaşım sitesini kapatarak haberleÅŸme, düÅŸünce ve ifade özgürlüÄŸümüz engellenmiÅŸtir.

İnternetin özgürce her türlü düÅŸüncenin rahatça ifade edilebildiÄŸi bir yer olması, sansürcü zihniyeti rahatsız etmekte; gerçekleri örtmelerini, düÅŸünceleri baskı altına almalarını imkânsızlaÅŸtırdıkça, bunu saÄŸlayan siteleri mahkeme kararıyla kapatma yoluna gitmekteler.

Bunun daha önceki kurbanları Wordpress, Youtube gibi sitelerden sonra, ÅŸimdi de sıra Blogspot'a geldi.

www.blogger.com
adresinden aldığınız Google hesabıyla düÅŸüncelerinizi dilediÄŸinizce ifade ettiÄŸiniz bir sayfaya sahip olduÄŸunuz sitenin kapatılması içinse herhangi bir gerekçe belirtilmedi.

Blogspot yazarları ve okuyucuları olarak bu durumu protesto ediyor, bu sansürün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 12 ve 19. maddelerine aykırı bulduÄŸumuzu ilan ediyoruz.

blogspotyazarlari@gmail.com'un kamuoyuna duyurusu!

 GeniÅŸ bilgi için: http://blogspotacilsin.wordpress.com/

İmza kampanyası için
http://www.bloghareketgunu.com/imza/bloguma-dokunma/

| Kalıcı Bağlantı

YORUMSUZ KALSIN :)

Birkaç gündür blogcu'nun yeni süprizi ile mücadele ediyorum. Yazılan yorumları onaylayamadığım gibi, önceki yazılanlar da gözükmüyor.
Attığım maile genel bir sorun olduÄŸunu, düzeltmeye çalıştıkları ÅŸeklinde bir yanıt geldi. Ama yeter Kahkaha
Eski alışkanlıklar, eski yazılarım derken..bir blog burada, yedeği blogspotta idi.
Artık buraya yazı eklemiyeceğim bilginize..

www.vili-gulumse.blogspot.com 'da olacağım.

Not: Bu ÅŸablonumu blogspot'a taşımama yardım etme tekliflerini de geri çevirmem bu aradaMahçup

vv.

29.8.2008 | Kategori: Benden | Yorum (14) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Başlangıç..


Uzandım usulca..
Tüm yoklukları koyup yanıbaşıma,
Vardıklarımla geldim...

***
GüneÅŸe dair,
bahara dair dedimse umutlar,
Yeni bir baÅŸlangıç olsun, her son....
***

Ve,
Günümü aydınlatan,
İçimi ısıtan,
Bir söz olsun,
Belki,
   sadece benim dudaklarımdan dökülen.

vv. 26/05/2008

28.8.2008 | Kategori: Siirlerim | Yorum (3) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Kendim için :)



ben mi? evet...
bir gün çıkıp gideceÄŸim kapıları, evleri, dergileri, hüzünler bırakarak...
bir çiçek merhaba diyecek...
hoÅŸgeldin diyecek daÄŸ...
orman gülümseyecek...
anımsayışların, bekleyiÅŸlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin
hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde
tam anlatının, salt anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir...
hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece...
kendi mantığı; kendi güzelliÄŸi içinde tutarlı...
ama halkın yaÅŸantısı girecektir oraya, çünkü yaÅŸayan büyük
bir ÅŸeydir halk...
deniz ve ufuk girecek, karınca yuvaları, gökyüzü, kozalaklar
ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk...
yani seviÅŸmek denizle, koÅŸulsuz, önyargısız, hesapsız...
yani uzanmak ve düÅŸünmek binlerce yıl..
doÄŸan, ölen ve yaÅŸayan ÅŸeyleri...
doÄŸumu, ölümü ve yaÅŸamayı
yani dingin ve büyük olan herÅŸeyi anlatmak...
ben mi?evet. çıkıp gideceÄŸim bir gün...
tasasız, gözyaÅŸsız, geride birÅŸey bırakmadan ve birÅŸey beklemeden
ilerde...
sadece yaÄŸmur sularından pırıl pırıl bir yürek
artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle...

Ataol BehramoÄŸlu

26.8.2008 | Kategori: Gunluk | Yorum (6) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Gülen Şiir..



Sabah ayazında düÅŸ/tün aklıma..

Gece uykuya emanet ederken göz kapaklarımı,

KirpiÄŸimin ucundaki incelikten,  düÅŸtün belki de.

 

Sen,

    uyanırken düÅŸ/ündün mü?

 

Sabahlara uyanmak, seninle mi güzel?

                                benimle mi güzel?

 

Bir ince belli, büyük bardaktan içerken açık çayımı,

Çayıma eÅŸlik eden tatlı kurabiyelerim gibi,

İkiye böldüm her ne varsa,

Biri senin payındır diyerek.

 

Hasretle yudumladım seni..

 

Gözlerimi kaparken gördüÄŸümü sandığım,

Mavi denizin üzerinde uçan beyaz martı kadar düÅŸ/tün..

Olsun…

Sabahlara uyanmak, seninle mi güzel?

                                Benimle mi güzel?

Sen sadece ondan haber ver.

 

vv. AÄŸustos 2008

21.8.2008 | Kategori: Siirlerim | Yorum (9) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Günün özü..

Görmeni istediklerini gösteriyorlar,

Görüyorsun.

Kandırılıyorsun!


Görmeni istemediklerini hissediyorsun,

Hissettirmiyorsun.

Kandırıyorsun!

 

vv. AÄŸustos 2008

20.8.2008 | Kategori: Siirlerim | Yorum (4) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Öylesine..


MARTI
Her vapur dumaninin ardina
yüregi sicak
bir insan sanip takilirken
tüyleri islanan bir marti oldugumu
hem azarlayan
hem de sirtima havlu koyan anneme anlatamam

Kanadim kirilsa da konmam
deniz kiyisindaki
hiçbir caminin minaresine
kubbeye tüneyen martilarin
keyiflerince uçmalarini bekleyen imam
ezani geç okudugu için sürülünce
bir dag köyüne

Birazcik daha sabredin diyorum
eski bir sokagin kivriminda
yolun iki ucunu gösteren
trafik aynalarina
hüzün modeli arabalar
kirilmamaniz için örgütleniyor
dolmus duraklarinda

Denize düsen bir gazetedeki
ölüm ilanindan ögrenirim
mendirege attigi çakiltasiyla
ürken martilarin
alkisa benzeyen kanat seslerini
selamlayan yasli adamin
unutulan bir tiyatrocu oldugunu

Gece yarisi söndürülünce isiklarini
kuytu bir iskelede
ne yaptigini görürüm
iki yakasi arasinda Istanbul'un
koltuklarinda günboyu
kadin kalçalarinin izlerini
biriktiren vapurun

Yanindan ayrilmam deniz fenerlerinin
fotografina benzemeyen
heykelleridir çünkü
idam sehpasina çikinca
asagida asilmasini bekleyenlerin
yüreklerindeki sivri kayaliklari
isigiyla aydinlatan devrimcinin

Uyandiririm çigliklarimla
kiyisinda karni aç yatan çocuklari
yiyecek aradigim kent çöplügünün
ama bir parça olsun
koparmam beyazligindan
bilirim ki Kiz Kulesi
dogum günü pastasidir özgürlügün!...

Sunay AKIN

19.8.2008 | Kategori: Sevdigim Siirler ve Yazilar | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Usulca..



İncindin mi diye sordu?

  gözlerinde anlayamamanın verdiÄŸi

    kederle...

 

Yok dedi usulca,

    kendi sesini kendisi bile duyamayarak..

 

Hüzün gözlerinin bebeÄŸinde parlıyandı...


   avuçlarının içinde terleyen,

        omuzlarında bir yüktü...

 

Bir anı, bir anına uymayandı...

 

İncindin mi diye sordu?

  sesinde saklamaya bile çalışmadığı,

         nasıl olur tonu ile !

 

Yok dedi gülümseyerek.


Katmer katmer yayılan,

              acıya inat.......

 

vv  23.7.2007

18.8.2008 | Kategori: Siirlerim | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Ezginin Günlüğü / Bülent ORTAÇGİL



Emre Aydın'ın bir şarkısı var "ben ordaydımmmm" diye başlayan:) Evet, "biz ordaydık" Mel ve ben..
Salı akÅŸamı  artık iÅŸyerlerimizin de birbirine yakın olması nedeni ile buluÅŸup, bol dedikodu eÅŸliÄŸinde yemeÄŸimizi yedik. Otobüse kurulup, yine susmamacasına konuÅŸma sözü vermiÅŸcesine yola devam ederken..nereye ve niçin gittiÄŸimizi unuttuk sanırım:) Ve Rumeli Hisarı'nın biraz yakınlarında bulduk kendimizi..Sonrası, karanlık sokaklarda kahkahalara eÅŸlik eden gözyaÅŸları eÅŸliÄŸinde bir yürüyüÅŸtü :) Hatta yolun yarısında karşılaÅŸtığımız "bunlara sorsak mı acaba, soralım mı" derken  onların dönüpte "rumeli hisarı'na giden" yolu sormaları bizde ki makaraların iyice salınıp gitmesine neden oldu :))

İlk Bülent Ortaçgil sahnedeydi. Ve ben ilk kez konserde dinledim. DoÄŸal, sempatikti :) Uzun süre gitarları akord etmeye çalıştıysa da, bunu da esprileri ile hoÅŸ hale getirdi:) Bir itiraf Fikret Kızılok ile yazdığı, çocuk ÅŸarkıları albümü olan Light albümündeki ÅŸarkıları dinlerken, birazcık uyukladım:) Mavi kuÅŸ, olmalı mı olmamalı mı, bu su hiç durmaz, beni katagorize etme ...güzeldi.
Ezginin GünlüÄŸü ise..
İkinci kez canlı izleme ÅŸansım oldu. Hüsnü ARKAN'ın çok içten Mel'in dediÄŸi gibi "yaÅŸayarak" ÅŸarkıları seslendirmesi oldukça ilginç:) Eylem ATMACA'yı ise bayan olmama raÄŸmen zerafeti, sesinin tonu ile çok beÄŸeniyorum. Sadece Çeyrek cd'lerindeki ÅŸarkılardan söylemiÅŸ olsalar bile keyifliydi..sevmesen ölürdün sevdin ama yine öldün, martı, eksik bir ÅŸey, leyla, hiÅŸt, gemi, 1980 vs.vs. çok çok keyifliydi.

15.8.2008 | Kategori: Benden | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar |


Get Your Own Player!





Tasarım: Pannasmontata - Uyarlama: Emre Özçelik